Türkiye Ekonomisi: Türkiye’de Tüketici Güven Endeksi %8,5 Arttı!

 

Türkiye ekonomisi, ülkenin sahip olduğu genç ve eğitimli nüfus ile sürekli büyüyor. Türkiye, iş gücü verimliliğinin hızla artışı ile dünyanın en büyük 10 ekonomisi içerisinde olmak için aday gösteriliyor. Teknoloji ve enerji sektörünün gelişimi ile beraber Türkiye ekonomisi, birçok OECD ülkesini geride bırakıyor. Ayrıca Türkiye, Ar-Ge’ye büyük yatırımlar yaparak sektörel gelişmeler ile ekonomik gelişimine ivme kazandırıyor.


Hadi gelin, TUIK verileri ve Türkiye ekonomisine dair TCMB istatistiklerini inceleyelim ve somut veriler ile gelecek için öngörülerde bulunalım. Yatırım yapmadan önce ülke ekonomilerini incelemeniz, yatırımınız için daha sağlam adımlar atmanızı sağlayacaktır.


Tüketici Güven Endeksi Nedir? | Türkiye Ekonomisi


Avrupa Birliği tarafından kullanılan denge yöntemine göre hesaplanan endeksler, dünya genelinde ülke ekonomileri hakkında durum değerlendirmesini göstermektedir. Tüketici Güven Endeksi tam olarak bize neyi gösterir diye bakacak olursak, kısaca genel ekonomi ve vatandaşların ekonomik durumlarını göstermektedir. Ve bu değerlendirmeye göre tasarruf ve harcama eğilimlerini aylık olarak ölçmektedir. TUIK ve TCMB tarafından düzenlenen anket sonucunda ulaşılan Tüketici Güven endeksi, koronavirüs salgını sonrasında Türkiye ekonomisine ilişkin pozitif bir tablo çizmektedir.


Türkiye Tüketici Güven Endeksi | Tüm Alt Endeksler Yükseldi!


Türkiye ekonomisi, tüketici güven endeksi uyarınca bir önceki aya göre %8,5 artış göstererek 59,5 seviyesine yükselmiştir. Koronavirüs salgını sebebi ile küresel ekonomide yaşanan problemler, tüm dünyayı negatif yönde etkilerken, Türkiye ekonomisi üzerinde alınan önlemler ve politikalar ile zararı minimuma indirmiştir. Türkiye’de kamu sektöründe alınan önlemler ile işleyiş duraksamadan sürdürülmüştür. Sağlık sektöründeki başarılı işleyiş ve üretimin izolasyon tedbirleri alınarak devam ettirilmesi sonucunda pandemik sağlık krizi süreci ve ekonomik durum, kontrollü bir şekilde sürdürülmektedir.


Türkiye’de Tüketici Güven Endeksine göre tüm alt endekslerde artış gözlenmektedir. Gelecek dönemlere ilişkin gösterge niteliğinde olan Tüketici Güven Endeksine göre, Türkiye’de Hane Maddi Durum Beklentisi Endeksi bir önceki aya göre %9,3 aratarak 79,2 olmuştur. Türkiye Genel Ekonomik Durum Beklentisi Endeksi ise bir önceki aya göre %9,5 artış göstermiş ve 81,8 seviyesine yükselmiştir. Nisan ayında küresel sağlık krizi ile tüm dünyada yaşanan ekonomik krizi Türkiye en az hasar ile atlatma yolunda ilerlemektedir. Nisan ayında gerileyen değerlerin hızla yükselmesi, Türk ekonomisi hakkında daha net bir gösterge niteliğindedir.


2020 Yılı Türkiye Ekonomisi:  Beklenti Rakamları 


Türkiye güçlü ekonomisi ve sağlam altyapısı ile küresel krizi en az hasar ile yürütmektedir. Aylık olarak açıklanan tüketici maddi durumu ve genel ekonomik değerleri gösteren beklenti raporlarına göre Türk ekonomisi sağlam bir duruş sergilemektedir. Sağlık, sanayi, teknoloji, otomotiv, üretim sektörlerinde hız kesmeden devam etmektedir.


Türkiye'nin ekonomi alanında parlayan yıldızı tüm dünya tarafından dikkat çekmektedir. 2020 yılında yaşanan ekonomik gelişmeler ve küresel krizi kontrol altına alması ile Türkiye ekonomisi hedeflerine doğru koşmaktadır. 2030 yılına kadar Türkiye'nin Pazar içinde yükselen bir yıldız olarak gösterileceği kesindir.


Dünya Bankası tarafından hazırlanan 2020 İlkbahar Avrupa ve Orta Asya Ekonomik Güncelleme Raporuna göre, Türkiye 2020 yılından itibaren 2 yıl içerisinde %4 büyüme gösterecektir. Türkiye’de enflasyonun ise aynı süre içerisinde %8,5 seviyelerinde olması beklenmektedir. Ayrıca Türkiye ekonomisi, hazırlanan rapora göre pozitif yönde artan bir ivmeye sahiptir. Türkiye’de Covid-19 virüsüne karşı alınan, Ekonomik Tedbir Paketi ile likidite sağlanarak risklerin minimuma indirilmesi hedeflenmiştir.


Beklenti Raporları ile Türk Ekonomisini Analiz Edelim!




Türkiye ekonomisi, gelecek dönem hedeflerinin yanı sıra Dünya Bankası tarafından düzenlenen raporlara göre gelişmiş ülkeler arasında yer almaktadır. Gayrisafi yurt içi hasıla ile bir ülkenin ekonomik olarak büyüklüğünü ölçebiliriz. Ülke ekonomileri değerlendirmesinde en önemli göstergelerden biri olan Gayrisafi Yurt içi Hasıla ile Gayri safi Milli Hasıla, toplumun refah düzeyini göstermektedir. Gelin önce GSYİH ve GSMH hakkında kısa bir bilgilendirme yapalım ardından Türkiye ekonomisi ve toplumun refah düzeyini daha iyi anlamak için Dünya Bankası tarafından tahmin edilen rakamları inceleyelim.


Gayri Safi Yurt içi Hasıla; genelde bir yıl için değerlendirilen ekonomik ölçüttür. Ülkede belirli bir süre içerisinde üretilmiş olan tüm hizmet ve malların para birimi cinsinden belirlenen değerini göstermektedir.


Kısaca GSYİH;

Yatırım
Tüketim
Devlet Harcamaları
(İhracat-İthalat)

değerlerinin toplamıdır.


Gayrisafi Milli Hasıla; Bir ülkenin sınırları içerisinde vatandaşların üretmiş olduğu hizmet ve malların toplamının parasal olarak değeridir.


Dünya Bankası tarafından açıklanan raporda Türkiye ekonomisi için 2020 sonunda 0,5 ve 2022 yılında %4 büyüme beklenmektedir. 2019 son çeyreğinde Türkiye’de GSYİH, 2019 yılının son çeyreğinde %6,0 oranında artış göstermiştir. Üretim yöntemine göre GSYİH ise 2019 yılında %14,9 artış sağlamıştır. Türkiye’de kişi başına düşen GSYİH ise 2019 yılında 9 bin 127 ABD doları olarak belirlenmiştir. Türkiye tüm bu veriler incelendiğinde 2030 yılına kadar dünyanın en büyük 10 ekonomisinde yer almayı hedefliyor ve bu yolda hızla ilerliyor.


Türkiye ekonomisi, yüksek sermayeli banka sistemi, dinamik ve geniş yelpazeli özel sektörü ve kamu maliyesi ile güçlü bir yapıya sahiptir. İş gücü piyasasında gerçekleştirilen reformlar ile beraber Türk ekonomisi hızla gelişmektedir.


Türkiye'de Ekonomik Verilere Bağlı Sektörel Gelişim


Türkiye’de yatırım yapmayı planlıyorsanız, ekonomisi ile yakından ilgilenmeniz ve takip etmeniz hayati önem taşımaktadır. Türkiye'nin serbest piyasa ekonomisi %25 oranında tarıma bağlıdır. Endüstri ve gelişmeye hızla devam eden hizmet sektörlerinin ise Türk ekonomisi üzerinde olağanüstü yönlendirme gücü bulunmaktadır. Türkiye’de ihracatın ve üretimin hızla artması ayrıca otomotiv, elektronik ve petrokimya endüstrilerinin son hızla gelişimi, konservatif yapıyı dağıtmış ve küresel çapta değerini artırmıştır. Aynı zamanda Türkiye, ekonomik anlamda güvenlik kaygılarını yıkmış ve istikrarı yakalamıştır.


Türkiye, ikili serbest ticari anlaşmaları ile de uluslararası standartlara sahip olma özelliğini korumaktadır. Gümrük Birliği Anlaşmasına göre, Avrupa Birliği ile aynı ticaret politikalarını kullanmaktadır. Türkiye'nin halen yürürlükte olan birçok tercihli ticari anlaşması bulunmaktadır. Ayrıca Türk ekonomisi için önemli bir yere sahip olan serbest ticari bölgelerde, yatırımcılara birçok alanda olanaklar sunmaktadır. Yabancı şirketler için de tüm faaliyet alanları ortak kullanıma açılmıştır. Türkiye ekonomisinin istikrarlı ve dinamik yapısı ile yatırımcılar için sağlanan imkanlar, Türkiye’yi gün geçtikçe küresel çapta ilk sıralara taşımaktadır.